Damar Hastalıkları

Damar Hastalıkları

Damar Hastalıkları

Damar Hastalıkları Nelerdir

Vücudumuzda bulunan damarların görevi, vücudun ihtiyacı olan oksijeni ilgili organlara taşımak ve kullanılmış ürünleri tekrar atılım-temizleme organlarına ulaştırmaktır. Vücudumuzda bu görevi yapmak amacıyla farklılaşmış damarlar bulunmaktadır. Temiz kan taşıyan sistemlere “arter” ve kirli kan taşıyan sistemlere ise “ven” adı veriyoruz. Yine vücudumuzda, savunma hücrelerinin taşınmasında kullanılan “lenf” adı verilen damar yapıları da bulunmaktadır. (Resim1)

Resim 1: Arteryel ve venöz sistem

Üst ve alt ekstremite (uzuv) damar hastalıkları

Ekstremite adı verilen kol ve bacak bölgelerindeki arter sistemini ilgilendiren durumlar vücudun diğer arter sistemlerini ilgilendiren durumlardan farklı değildir. En sık alt ekstremitelere ait ateroskleroza bağlı tıkayıcı hastalıklar görülmektedir. Bulgular ilgili ekstremiteye yeterli temiz kan gitmemesine bağlı olarak meydana gelir

Risk faktörleri:

  • Sigara

  • Hiperlipidemi

  • Hipertansiyon

  • Diyabet/bozuk glikoz toleransı

  • Genetik

  • Obezite

  • Hiperhomosisteinemi

  • Rheolojik değişiklikler

Damar Hastalıklarının Belirtileri Nelerdir

Klinik evreler olarak sınıflandırılır (Fontaine)

Evre 1. Asemptomatik, herhangibir şikayet yok

Evre 2. Kladikasyo (Belirli bir mesafe yürümekle gelen ağrı)

  • Kramp tarzındadır
  • İstirahatle 2-5 dk da geçer,
  • Tıkanıklığın yerine göre ağrının yeri değişir,
  • Zamanla yürüme mesafesi kısalır
  • Nabızlar genelde azalmıştır ama normal de olabilir

Evre 3. İstirahat ağrısı

  • Genelde geceleri başlar
  • Ayağı yukarı kaldırmakla gelir
  • Daha sonra kalıcı olur
  • Genelde uçlarda iskemik yara ve gangren ile beraberdir
  • Kesin olarak nabız alınmaz

Evre 4. Ülserasyon/Gangren

  • İstirahat ağrısı vardır
  • Deride gangren
  • İskemik yara

Damar Hastalıklarında Tanı Nasıl Konulur

  • Laboratuvar testleri: kan yağları, şeker seviyesi ve kanda pıhtılaşma faktörleri hakkında bilgi edinilir.

  • Fizik Muayene: Ekstremitenin görünümü ısısı nabızları kontrol edilir.

  • Renkli Doppler USG: Noninvaziv bir testtir yaygındır,ucuz ve uygulanması kolaydır.
  • MR anjio
  • Konvansiyonel anjio


Tedavi: Tedavide amaç semptomların ortadan kaldırılması ağrının giderilmesi ve sistemik ateroskleroz komplikasyonlarının kontrolüdür.

Tedavi 3 koldan sürdürülür.

1.Risk faktörlerinin azaltılması; en önemli tedavi basamağı sigara içen hastalarda sigaranın bıraktırılmasıdır, Diyabet varsa kontrolü, kan yağlarının normale getirilmesi için diyet ve ilaç tedavisinin uygulanması, hipertansiyonun kontrolüdür. Hastaya yürüme egzersizleri önerilmeldir.

2.İlaç tedavisi

  • Aspirin
  • Pentoksifilin
  • Clopidogrel
  • Diltiazem
  • İlaç seçimi ve kombinasyonu hastaya göre belirlenir.

3.Girişimsel (Endovasküler) işlemler: stent ile daralan damarın açılarak kanlanmanın sağlanması

4.Cerrahi Tedavi Yöntemleri

Bypass yöntemleri: hastanın anjiografik sonuçlarına ve damar yapısına göre çok farklı şekillerde uygulanabilir;

  • Aortabifemoral bypass
  • Aortailiac bypass
  • İliofemoral bypass
  • Femoro-femoral bypass
  • Femotopopliteal bypass
  • Popliteodistal baypass

Tromboendarterektomi: Damar tıkanıklığına neden olan plağın çıkarılması.

Sempatektomi : Cerrahi ve kateter yoluyla sempatik sinirlerin kesilmesi sonucu damar daki spazmın çözülmesi.

İstanbul'da bulunan kliniğimizde damar hastalıkları tedavisi olmak için 0216 468 44 84 numaralı telefondan arayarak randevu alabilirsiniz.

Gsm : 0532 366 95 95


Adres : E-5 üzeri 23 Nisan Sk. No:17 Merdivenköy / Kadıköy / İstanbul

Akut Arter Hastalıkları

Damar tıkanıklığı bazen aniden olur. Buna akut arter tıkanıklığı denir. Travma, kesiler ve emboli en sık karşılaşılan akut arter tıkanıklığı nedenleridir. Emboli, bir pıhtının ki kaynağı tüm dolaşım sistemi olabilir; (aorta, mitral kapak, sol atrium ) ani olarak arteri tıkaması sonucu kan akımını kesmesi ile oluşur. Sebep ne olursa olsun damar tıkanıklığı veya kesiye bağlı kanlanması duran ekstremitenin acilen kanlandırılması şarttır. Cerrahi müdahale ile damardaki pıhtı çıkarılır ve dolaşım tekrar sağlanır.(Resim 2) Damar hasar görmüşse suni damar kullanılarak damar onarılır. Nadiren özellikle geç kalmış durumlarda doku ölümü gangren gelişmiş ise amputasyon (kesilmesi) gerekebilir. (Resim 3)

Resim 2: Alt ekstremite femoral arter embolektomi

Resim 3: Ayakta gangren

Buerger Hastalığı (Tromboanjitis Obliterans)

Sigara içen genç erkeklerin hastalığı olarak bilinir. Sıklıkla sigara içicisi genç erkek hastalarda bacaklardaki uç atar damarlarından başlayarak yukarıdaki ana damarlara ilerleyen tıkayıcı damar hastalığıdır. Çoğunlukla toplardamarlar ve sinirler de olaya katılırlar. Yürümekle bacak ağrısı, bacakta soğukluk, tekrarlayan yüzeysel iltihabı ataklar meydana gelir. İlerleyen dönemlerde istirahat ağrısı başlar. Yara oluşumları ve gangren sıklıkla görülür. Erken dönemde sigaranın bırakılması ile hastalığın şiddetlenmesi büyük ölçüde engellenebilir. Bu hastalarda cerrahi müdahale sınırlıdır.

Risk faktörleri

  • Erkek/Kadın: 3:1
  • Yaş: 20-45
  • Sigara içenler

Komplikasyonlar

  • Ülserasyonlar,
  • Gangren
  • Kronik ağrı
  • Amputasyon gereksinimi

Tedavi

  • Sigaranın kesinlikle bırakılması,
  • Genel önlemler
  • Ayak bakımı
  • Soğuktan sakınma,
  • Vazokonstüktör ilaçlardan sakınılması
  • Prostaglandin infüzyonu
  • Semptomları düzeltir
  • Trofik değişikliklerin düzelmesini hızlandırır,
  • Amputasyon riskini azaltır
  • Trombolitik tedavi
  •  Antibiyotik ve analjezikler

Cerrahi Tedavi

  • Distal bypass
  • Sempatektomi
  • Medulla spinalis stimulasyonu
  • Amputasyon
  • Distal arteriovenöz fistül (?)

Karotis arter (boyun şah damarı) Hastalıkları

Karotis arterleri, beyine kan götüren arter sistemi olup genelde aterosklerozdan tüm diğer damarlar gibi etkilenerek daralmalar oluşabilir. (Resim 4) Bulguları ise tıkanıklığın derecesine göre farklı olmaktadır. Baş dönmesi, ışık çakması, bayılma, geçici görme bozuklukları görülebilir. Baze hasta ani tıkanıklar sonucunda kısmi veya tam felçle gelebilir. Tanısında Renkli Doppler ultrasonografi hem darlığı çapını hem de lezyonu özelliklerini tanımlaması açısında çok geçerli bir tanı yöntemidir. Beraberinde yapılacak MR angio ile de hem damar daha iyi görüntülenir hem de olası uç damar tıkanıklıkları gösterilir. Tedavi olarak, beraberinde başka bir rahatsızlık olup olmadığı kontrol edildikten sonra boyun bölgesinde yapılan kesi ile arter bulunur ve arter içerisindeki ateroskleroza bağlı plak (aterom plak) çıkartılır (karotis endarterektomi). (Resim5-6) Sıklıkla koroner arter hastalığı ve diğer periferik arter hastalığı ile birliktedir. Koroner arter hastalığı olan kişilerde koroner arter bypass operasyonu da gerekiyorsa açık kalp cerrahisi öncesi, açık kalp cerrahisi esnasında aynı seansta veya sonrasında karotis endarterektomi uygulanabilir.

 

Resim 4: Boyun anatomisi Resim 5: Endarterektomi

Resim 6: Ameliyat sonu

Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar)

Varis Hastalığı Nedir? 

Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunmaktadır. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan sistemler birbirlerine “perforan” adı verilen bağlantılarla ağlıdırlar. Atardamarlarda kanın ilerlemesini sağlayan kuvvetli bir kalp pompası etkisi varken, maalesef toplardamarlarda böyle bir basınç desteği yoktur. Venöz kan kasların hareketleri ve venlerdeki kapakçıklar sayesinde yerçekimine karşı kalbin vakum etkisiyle de sağ kalbe ulaşır. Çeşitli faktörlerle damarların yapısı bozulduğunda damarlar esner, genişler ve varisler oluşur.(Resim 7)
Varisler, toplar damarların geri döndürülemez bir şekilde ve anormal genişlemesidir. Bu damarlar ayak ve bacaklarda cilt altında mavi ve kıvrılmış şişlikler halinde görülür ve ayakta kalmakla ve uzun süre oturmakla şikayetler artar.
Varisler erkek nüfusun % 15-20'sinde bayan nüfusun ise %30-35'inde hayatın değişik evrelerinde görülebilir.
Varisler ilerledikçe ayaklarda ağrı ve basınç şikayetleri ortaya çıkar. Tedavi edilmemiş son evre varisler ayak bileklerinde yara açılmasına yol açabilir.

Bozuk kapakçıklar

Kapakçıklar normal

 

Kan geriye kaçmaz

kaçak var

Resim 7: Varis oluşumunda kapakçık yetmezliği

Risk Faktörleri Nelerdir?

  1. Genetik : Ailesinde varis olanlarda görülme sıklığı artmaktadır.
  2. Hamilelik: Hamilelikte hormonal değişiklikler,aşırı su tutulumu ve bebeğin bası yapması ile varisler oluşabilir. Bunlar gebelikten sonra normale dönebilir. Bazen kalıcı olabilirler tekrarlayan gebeliklerle kalıcı varis hastalığı oluşabilir.
  3. Uzun süre ayakta kalmak ve ayakta çalışmak
  4. Aşırı kilolar
  5. Doğum kontrol hapları
  6. Sigara içmek
  7. Yaş:Varis her yaşta görülebildiği gibi yaş ilerledikçe varislerin görülme oranı da artar.
  8. Varisler bayanlarda mensturasyon sırasında ortaya çıkabilir veya sadece bu durumlarda şikayet yaratabilir..

Şikayetler

  1. Kozmetik olarak rahatsızlık oluştururlar
  2. Ağrı yanma: özellikle uzun süre ayakta kalındığında veya oturulduğunda ağrı artar
  3. Ödem: Hastalığın derecesine göre ödem önceleri geçici iken daha sonraları kalıcı hale gelebilir.
  4. Enfeksiyon: Yüzeyel trombofebit gelişebilir.ağrı kızarıklık hassasiyet artar.
  5. Genişleyen damarlarda pıhtı olma riski artar bunlar da akciğer embolisine neden olabilir.

Tanı Yöntemleri

Fizik muayene ile yüzeyel varisler, kapiller değişiklikler ve telenjektaziler görülür. Renkli venöz doppler ultrasonografi çoğu zaman tanı için yeterlidir.

Varis Tedavisi Yöntemleri

Hastalığa neden olan risk faktörlerinin elimine edilmesi, sigaranın bırakılması, kilo verilmesi, aşırı ayakta kalma ve oturmaya önlem alınması şattır. Hastalığın başlangıç evrelerinde sadece koruyucu önlemler ve varis çorabı yeterli olur. Ödem azaltıcı ve vasküler tonusu artırıcı ilaçlar kullanılabilir.

1.Skleroterapi : Bu yöntemle ince sınırlı varriköz damarlara müdahale edilir. İnce bir kateter ile damara girilerek kimyasal bir madde enjekte edilir.(Resim 8-9) Damar dışına kaçmaması gerekir. Doku nekrozu gelişebilir.

 

Resim 8: Varriköz değişiklikler Resim 9:Skleroterapinin uygulanması

2. Varis operasyonu (stripping): Cerrahi olarak varisli damarı tamamen çıkarılması işlemidir. Ameliyathane koşullarında spinal veya genel anestezi ile yapılabilir. Kasıkta ve ayak bileğinde küçük bir kesi dışında kesi yapılmaz ve boydan boya bütün damar alınır. Ayrıca damar trasesi dışında lokal varisler (pake) varsa onlara da küçük 1cm den az kesilerle müdahale etmek gerekebilir. Hastalar bir gece hastanede kalabildikleri gibi aynı gün taburcu da olabilir. İşe ve normal hayata dönüş yaklaşık 1 hafta sonra mümkündür. Ameliyattan sonra 3 ay süreli varis çorabı giyilmesi önerilir.(Resim 10-11)

3. Endovasküler ablasyon: Yukarıda bahsettiğimiz stripping ameliyatının kateter aracılığı ile yapılmasıdır. Ayak bileğinden gönderilen ince bir kateter aracılığı ile varisli damara girilir. Isı ve laser enerjisi verilerek varisli damar boydan boya yakılır ve söndürülmüş olur. Nispeten yeni bir yöntemdir ve uzun süreli sonuçları henüz kesin olarak bilinmemektedir.

4. Lokal varislerin küçük kesilerle alınması (Pake eksizyonu): Bu teknik; ana damarın normal olduğu ve yüzeyel lokal varisler varsa uygulanır.

 

Resim 10: Stripping in uygulanışı Resim 11: İşlemler sonrasında bacak

5. Toplar Damar Yetmezliğine Bağlı Ayaklarda oluşan Yaralar (Kronik venöz yetmezlik): Bu yaraların nedeni genellikle derin toplar damarlardaki sorunlardır. Bu damarlarda daha önceden geçirilen bir pıhtıdan dolayı veya derin damar kapakçıklarındaki yetmezlikten dolayı kirli kan akımı derinden yüzeye doğru yönlenir. Böylece artan toplar damar basıncı ayak bileğinde yara açılmasına yol açabilir. Bu yaralar sık sık açılıp kapanabildiği gibi bir defa açıldıktan sonra hiç kapanmayabilir. Merhem ve özel sargılarla yapılan uzun süreli tedaviye bazı hastalar yanıt verse de yaralar büyük bir hasta grubunda tekrarlar. Bu durumda derin damarlar ile yüzeyel damarlar arasındaki bağlantı damarları 1 cmlik kesiler ile (endoskop yardımı ile) ortadan kaldırılır. Bu operasyondan sonra yaralar %75-80 oranında kapanır ve nüks olasılığı da düşüktür.

Resim 17: İleri dönem venöz yetmezlik ülseri

Vaskulitler

Arter sisteminin inflamasyano bağlı hastalıklarıdır. Oluşan reaksiyona bağlı olarak tıkanma bulgularından anevrizma bulgularına kadar semptomlarla kendini gösterebilir. Aorta gibi en büyük arterlerden kapiller gibi en küçük arterlere kadar etkileyebilir. Besledikleri organların yetmezliğini gösteren semptomlar verirler (Beyin enfarktüsü, ağrılar, körlük, sağırlık, güç kaybı, deri değişiklikleri, deri ülserleri). Kawasaki hastalığı, Behçet hastalığı, polyarteritis nodosa, Wegener's Granulomatosis, Takayasu Arteriti, Churg-Strauss Sendromu, giant cell arteritis (temporal arteritis) ve Henoch Schonlein Purpura gibi türleri mevcuttur. Genelde ilaç ile tedavisi yapılmakta ve hayati durum veya iskemi mevcut ise cerrahi uygulanmaktadır. Cerrahi sonrası başarı oranları düşüktür.

İLGİLİ KONULAR