Koltuk Altı Kalp Ameliyatı

Kalp Ameliyatı Nedir ?

Kalp hastalıkları günümüzde ani ölümlere neden olan başlıca faktördür. Kalp sağlığının korunması hakkında yapılan çalışmalar, kalp hastalıkları için güncel teknolojinin imkanları ile geliştirilen yeni tedavi yöntemleri her ne kadar kalp hastalıkları nedeni ile ölüm opranlarını düşürse de yine de kalp alanında toplum sağlığını koruyucu yöntemler yetersiz kalmaktadır. 

İnsanın organlarına giden kanın pompalanması ve düzenli bir şekilde çalışmaları için kalp sağlığının önemi büyüktür. Ancak bazı nedenlerle kalp ve kalp damarlarından birtakım problemler yaşanabilmektedir. Kalp damarlarının sertleşmesi, daralması, tıkanması ya da kalp kapağo problemleri ve kalp yetmezliği gibi problemler günümğzde en sık karşılaşılan kalp hastalıklarıdır. 

Kalp hastalıklarında koruyucu yöntemlerin yanı sıra ilaçla ya da cerrahi yöntemler ile tedavi mümkündür. Kalp ameliyatı bu yöntemler arasında en önemli uygulamadır. Günümüzde birçok farklı yöntem ile kalp ameliyatı gerçekleştirilebilmrekdir. Bu yöntemlerden en sık tercih edileni ise koltuk altı kalp ameliyatıdır. 

Koltuk altı kalp ameliyatı nedir?

Açık kalp ameliyatlarının, koltukaltı bölgeden yaklaşık 6-7 cm lik kesi ile gerçekleştirilmesidir. Bu teknikte herhangi bir kemik kesilmez ameliyat kaburgaların arasından girilerek yapılır. Açık kalp cerrahisinde standart teknik göğüs ön duvarının (Sternum kemiği: iman tahtası) kesilerek bu ameliyatın yapılmasıdır. Klasik yöntem bizlere oldukça güvenli ve rahat bir çalışma alanı sağlar. Fakat ameliyat sonrası süreçte kemiğin kaynamasının zaman alması ve stabil tutulması hastaları sıkıntıya sokabilmektedir. Hastalar 2 ay süreyle sırtüstü yatmakta ve normal hayatlarına dönmeleri zaman almaktadır. Oysa koltuk altı tekniğinde herhangi bir kemik kesilmediği için hastaların ameliyat sonrası dönemleri oldukça rahat geçer ve normal hayatlarına kısa sürede dönerler.

Koltuk altı kalp ameliyatları hangi hastalara uygulanır?

Bu ameliyat tekniği, kadın erkek yaşlı genç tüm hastalara uygulanabilir. Biz bu tekniği özellikle kapak cerrahisi ve doğuştan kalp hastalıklarında (ASD gibi, kalbin delik olduğu durumlarda) uygulamaktayız. Son günlerde bu tekniği kalp tümörü olan bir hastamızda da başarıyla uyguladık. Mitral kapak cerrahisi, aort kapak cerrahisi, triküspit kapak cerrahisi yapılacak tüm hastalara bu teknik rahatlıkla uygulanabilmektedir. En önemlisi de daha önceden normal şekilde kalp ameliyatı geçirmiş hastalarda 2. kez ameliyat gerekli olduğunda bu teknik özellikle tercih edilebilir. Özellikle şeker hastalığı olan kilolu hastalarda yara yeri iyileşmesi açısından koltukaltı tekniği çok avantajlı olmaktadır. Bu tekniği tercih ettiğimiz önemli bir grup hasta da yaşlı bayan hastalarımız olmaktadır.

Koltuk altı kalp ameliyatları nasıl yapılır?

Aslında göğüs altından kalp ameliyatı sol taraftan koroner bypass için, sağ taraftan da kapak hastalıkları için eskiden beri kullanılmakta olan bir yöntemdir. Fakat bizim uyguladığımız bu yöntem biraz daha farklıdır. Kesi göğüs altından değil de koltuk altı bölgeden yapılır ve kaburgalar arasından girilerek kalbe ulaşılır. Kesi neredeyse 6-7 cm dir ve Sağ koltuk altından memenin bitim yerine gelen bölgeye 5-6 cm'lik bir kesi yapılarak, kaburgaların arasından girilip uygulanır. Her hangi bir kemik kesme işlemi uygulanmaz. Bundan sonra uygulanacak ameliyatın şekline göre ameliyat süreci devam eder. Bu teknikte klasik yöntemden farklı olmayacak şekilde aynı konforda ameliyat gerçekleştirilir. Hem kapak tamir ameliyatı hem de kapağın değiştirilmesi rahatlıkla yapılabilir. Bazı vakalarda 2 hatta 3 kapağa da aynı anda müdahale edebilmekteyiz.

Ameliyat sonrası süreç nasıl olmaktadır?

Hastalar ameliyatın ardından yoğun bakıma alınmakta ve kısa bir süre sonra solunum cihazından ayrılmaktadır. Hastalar ameliyat sonrası ilk gün servisteki odalarına çıkabilmektedir. Bu dönemde hastalar rahatlıkla yürüyebilecek, yardım almadan günlük işlerini yapabilecek seviyeye gelirler. Servisteki takiplerinde, hastaların göğüs kemiği kesilmediği için solunum egzersizlerini rahatlıkla yapabilmekte ve iyileşme oldukça hızlı olmaktadır. Ameliyat sonrası ortalama 5. Gün hastalarımız taburcu olup 1 hafta sonra de kontrole çağrılmaktadır.

Koltuk altı kalp ameliyatının avantajları nelerdir?

-Yara yeri küçüktür ve kozmetiktir. Kimse ameliyat olduğunuzu fark edemez.
-Ameliyat yeri koltuk altına denk geldiği için görünmez.
-Hasta sosyal sıkıntı çekmez.
-Hasta ameliyattan sonra sırtüstü yatmak zorunda değildir, istediği pozisyonda yatabilir.
-Göğüs kemiği kesilmediği için kemiğin iyileşmesinin sıkıntılı olduğu yaşlı hastalarda çok avantajlıdır.
-Enfeksiyon ihtimali diğer tekniklere göre daha düşüktür.
-Yara yeri çabuk iyileşir.
-Hasta solunum egzersizlerini ve öksürmeyi rahatlıkla yapar. Kemiğin açılma riski yoktur.
-Ameliyattan sonra toparlanma çok daha hızlı ve kolay olur.
-Yoğun bakım ve hastanede yatış süreleri çok kısadır. Normal hayata dönüş çok çabuk olur.
-Taburcu olduğu gün araba kullanabilir, kollarını istediği gibi kullanabilir.
-Ağır kaldırabilir.

Ameliyat videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.

Kalp Ameliyatı Öncesi Ve Sonrası

Kalp ameliyatı öncesinde hasta sigara kullanıyor ise mutlaka bu alışkanlığından vazgeçmesi gerekmektedir. Kalp sağlığı için daha önce uygulanan test ve tetkiklerin değerlendirmelerinin doktora mutlaka bildirilmesi, kullanılan ilaçların listesinin eksiksiz bir şekilde doktora gösterilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda kan sulandırıcı ilaçlar ya da aspirin kullanılıyorsa ameliyat öncesi 5 gün bu ilaçların kullanımı bırakılmalıdır. Kalp ameliyatı öncesinde herhangi bir enfeksiyon riskine karşı diş muayenesini yaptırmaları gerekmektedir. Aynı zamanda herhangi bir aşı yaptırıldı ise mutlaka doktor bu konuda bilgilendirilmelidir. 

 Ameliyata aç bir şekilde gidilmesi gerektiği için ameliyat öncesi 8 saat herhangi bir şey yenilmemelidir. Hastanede diğer hastalar ile temastan kaçınılmalı, sık sık el yıkanmalı ve sterilizasyona maksimum özen gösterilmelidir.

Kalp ameliyatı sonrasında doktor reçetesine ve önerilerine mutlaka eksiksiz bir şekilde uyulmalıdır. Aynı zamanda enfeksiyon oluşumuna karşı hasta çok iyi bir şekilde korunmalıdır. Stresten uzak bir yaşam tarzı benimsenmeli ve kalp sağlığı açısından faydalı besinler tüketmektedir. 

Açık kalp ameliyatı oldukça ciddi bir operasyondur. Bu nedenle birtakım riskler söz konusu olmaktadır. Göğüs yarası nedeni ile hastada enfeksiyon gelişmesi riski açığa çıkmaktadır. Şeker hastalarının ve kilolu hastaların özellikle dikkat etmesi gerekmektedir. Kalp krizi riski ya da spazm riski de açık kalp ameliyatı sonrasında oluşabilecek risklerdir. Nefes darlığı çekilmesi, kan kaybı yaşanması, baş ağrısı ve dönmesi, yüksek ateş ve buna bağlı hafıza kaybı gibi problemler yaşanabilmektedir. 

Bu risklerin yaşanmaması adına tecrübeli doktorlara başvurulmalı ve doktorun önerilerine eksiksiz bir şekilde uyulması gerekmektedir. Aynı zamanda ameliyat sonrasında hasrta ziyaretlerinin kısa bir şekilde kabul edilmesi gerekmektedir. 

Kapalı Kalp Ameliyatı, Riskleri ve Sonrası

Açık kalp ameliyatına oranla kapalı kalp ameliyatının riskleri çok daha azdır. Cerrahi uygulamanın küçük bir kesi açılarak yapılması enfeksiyon riskini azaltmaktadır. Bununla birlikte akciğerlerin hasar görmesinin de önüne geçilmiş olmaktadır. Kapalı kalp ameliyatı sonrasında iyileşme süreci oldukça kısadır ve aynı zamanda hasta günlük yaşam kalitesine tekrar dönebilmektedir.