29 Ekim Dünya İnme Günü

Beynimiz kana ve oksijene en az toleransı olan organımızdır. Beyne giden kan akımında bir iki dakikalık bile bir kesinti veya azalma ciddi hasarlara yol açabilmektedir. Buna halk arasında inme , felç dendiğini biliyoruz. İnme beyne kan akımını sağlayan damarlardan birinin aniden tıkanmasıyla birlikte, beyne giden kan akımının gidişinin yavaşlaması ya da durması sonucunda meydana geliyor. İnmenin kalp damar cerrahisi ile direk ilgisi mevcut. İnmeye en büyük sebep şah damarlarında meydana gelen tıkanıklıklar ve buralardan kopan pıhtıların, plakların beyin damarlarına kaçması. Ayrıca kalbin kendisinde meydana gelen pıhtılar da direk beyne atarak emboli oluşturabiliyor. İnme ani gelişen yüz, kol, bacak veya sıklıkla vücudun bir yarısında kuvvet kaybı gibi belirtilerle meydana çıkmaktadır. Bunların dışında aynı bölgelerde uyuşma, bayılma, bilinç bulanıklığı, konuşmada veya konuşulanları anlamada güçlük, sebebi bilinmeyen şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, dengeyi sağlayamamak, bir gözde veya her iki gözde görme kaybı, bilincin tamamen kaybı görülebilmektedir.

İnmeden korunmak için neler yapılmalı:
•Bol bol su için. Günde 3 – 3,5 litre su içmek – özellikle 45 yaşından sonra- inme riskini azaltan basit bir önlem.
•Yüksek tansiyon, diyabet hastasıysanız veya yüksek kolesterole sahipseniz kişisel risk faktörlerini bilerek kontrol altına alın.
•Eğer damarsal bir hastalığınız varsa mutlaka her sene muhakkak check – up yaptırın.
•Düzenli egzersiz de dolaşımı hızlandırarak inme riskini azaltıyor.
•Tansiyonunuz düşük tutmak için sağlıklı bir beslenme düzenine sahip olun.
•Özellikle aritmi hastaları inme gelişim riskleri çok yüksek olduğundan ömür boyu kan sulandırıcı ilaç tedavilerine uymalıdır.

Şah damarında tıkanma tespit edilen hastalarda ise (tıbbi gereklilik halinde) vakit geçirmeden cerrahi girişim veya stent uygulaması ile müdahale edilmelidir. Kalp ekosunda özellikle ritm bozukluğu olan hastalara da mutlaka kan sulandırıcı ilaç başlanmalıdır. 
 

Prof.Dr.Mustafa Güler