Koltuk Altı Kalp Kapak Ameliyatı

Açık kalp cerrahisinde klasik yöntem kalp ameliyatının, göğüs ön duvarının kesilerek uygulanmasıdır. Güvenli ve rahat bir çalışma alanı sağlayan bu standart yöntemin tek handikabı ameliyattan sonra kemiğin kaynamasının uzun sürmesi ve bu sürede kemiğin sabit tutulması gerekmesinin hastaları sıkıntıya sokmasıdır. Hastaların standart kalp cerrahisinden sonra normal yaşantılarına dönmeleri en az 2 ay almaktadır. Hasta bu süreci kemikler yeniden kaynayana kadar sırt üstü yatarak geçirir. Ancak koltuk altı kalp ameliyatlarında ise vücudun hiçbir bölgesindeki kas ve kemikler kesilmediği için iyileşme süreci hem kısa sürer hem de konforlu geçer.

Koltuk altı kalp ameliyatı ile standart kalp ameliyatı arasındaki tek fark ‘giriş yeri’ olmaktadır. Buradan hareketle koltuk altı kalp ameliyatını, standart kalp ameliyatının koltuk altı bölgesinden girilerek gerçekleştirilmesidir tanımını yapabiliriz. Kalp ameliyatı, hastanın koltuk altı bölgesinden 6 – 7 santimetrelik kesi açılması ile gerçekleştirilir. Bu teknik ile gerçekleştirilen ameliyatlarda herhangi bir kemik kesilmemektedir. Ameliyat, kaburgaların arasından girilerek yapılır. Erkek, kadın, genç, yaşlı herkese uygulanabilen bir yöntemdir. Koltuk altı kalp ameliyatı özellikle, ileri yaştaki kadın hastalarda tercih edilmektedir. Daha önce göğüs kemiği kesilerek ameliyat olmuş hastalarda ikinci ameliyat gerektiğinde yine koltukaltı ameliyat tekniği çok avantajlı olmaktadır.

Koltuk Altı Kalp Ameliyatı Kimlere Uygulanabilir?

Peki gelişen teknolojinin avantajlı ve konforlu bir getirisi olan bu teknik kimlere uygulanabilmektedir? Koltuk altı kalp ameliyatının kadın, erkek, genç, yaşlı herkese uygulanabileceğinden yukarıda bahsetmiştik. Şimdiyse; prensipte herkese uygulanabilen bu yöntemin kimler için uygun olup, kimler için uygun olmadığını biraz daha detaylandırıp açıklayacağız.

Bu teknik özellikle, kapak cerrahisi ve doğuştan kalp hastalıkları gibi durumlar üzerinde uygulanmaktadır. Kalp deliği gibi durumlarda çocuklara ve bebeklere de uygulanabilmektedir.

Mitral kapak, aort kapak ve triküspit kapak cerrahisi uygulanacak olan tüm hastalarda bu tekniğe rahatlıkla başvurulabilmektedir.

Eğer bir hasta daha önce klasik yöntem ile kalp ameliyatı geçirdiyse ve ameliyatın tekrarlanması gerekiyorsa ikinci ameliyat koltuk altı kalp ameliyatı yöntemiyle uygulanmaktadır.

Kemik kesilmesi içermeyen bir işlem olması ve koltuk altı bölgesinde yalnızca 6 – 7 santimetrelik bir kesi olması nedeniyle koltuk altı kalp ameliyatı yöntemi ’yara iyileşmesi’ açısından şeker hastaları ve kilolu hastalar üzerinde özellikle avantajlı olmaktadır.

Koltuk Altı Kalp Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Bu işlem esnasında hastanın koltuk altı bölgesinden açılan kesi ile kaburgalar arasından girilerek kalbe ulaşılmaktadır. Yani kesi, göğsün altına değil de sağ koltuk altında memenin bitim yerine gelen bölgeye 6 – 7 santimetre uzunluğunda olacak şekilde atılır. Ameliyata açılan bu küçük kesiden devam edilir. Herhangi bir kemik kesme işlemi uygulanmaz.

Ameliyat sonrası sürecin rahat olması kadar, ameliyat süreci de rahattır. Yani hasta ameliyat esnasında klasik yöntemden farklı hiçbir şey hissetmemektedir. Ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirilmektedir.

Koltuk altı kalp ameliyatı esnasında hem kapak tamir ameliyatı ve kapak değiştirme ameliyatı gerçekleştirilebilmektedir. Hatta gerekli durumlarda koltuk altı kalp ameliyatı ile birlikte aynı anda 2 veya 3 kapağın değiştirilmesi dahi mümkün olabilmektedir.

Koltuk Altı Kalp Ameliyatı Güvenli midir?

Koltuk altı kalp ameliyatı ile standart kalp ameliyatının arasındaki tek fark giriş yerleridir. Giriş yeri ameliyatın riskini arttırmamaktadır. Kullanılan özel aletlerle ameliyat gerçekleştirilir.

Koltuk altı kalp ameliyatı güvenilir olmasının yanı sıra aynı zamanda oldukça avantajlı bir yöntemdir. Koltuk altı kalp ameliyatı yönteminin başlıca avantajları aşağıdaki gibidir;

  • Yara yeri küçük olduğu için hasta daha çabuk iyileşir.
  • Yoğun bakım ve hastanede kalma süresi kısalır. Ameliyattan 5 gün sonra taburcu olunabilir.
  • Kozmetik açıdan daha iyi sonuçlar alınır. Kişinin ameliyatlı olduğu fark edilmez.
  • Ameliyat sonrasında ağrı daha azdır.
  • Yaşlı ve kemik erimesi olan hastalarda rastlanan göğüs kemiğinin açılması riski, bu teknikte görülmez.
  • Ameliyattan kısa bir süre sonra araba kullanılabilir.
  • Hasta emniyet kemeri takabilir.
  • Göğüs ön duvarı açılmadığı ve kemik kesilmediği için enfeksiyon riski de düşüktür.
  • Hasta kollarını rahatça kullanabilir.
  • Ağır kaldırılabilir.
  • Yüzülebilir.
  • Hasta kendi başına rahatça hareket edebilir, öksürebilir. Göğüs kemiğinin açılma riski yoktur.
  • Yara iyileşmesi açısından şeker hastalarında, kilo ve ileri yaştaki hastalarda daha çok avantajlıdır.

Kalp Kapak Ameliyatlarında Koltuk Altı Yöntemi

Koltuk altı yöntemi; günümüzde kalp kapak değişim ve tamiri işlemlerinin uygulanmasında sıklıkla başvurduğumuz bir yöntemdir. Koltuk altı yönteminin açık kalp ameliyatlarına oranla çok daha konforlu bir süreç sunduğunu belirtmiştik. Konforlu bir operasyon ve iyileşme sürecinin yanı sıra uygulama sırasında açığa çıkabilecek birtakım risk faktörlerinin de önüne geçmede etkilidir.

Kalp kapak darlığı, kalp kapak yetersizliği ya da kapak prolapsusu problemlerinin tedavisinde günümüzde koltuk altı yöntemi uygulanabilmektedir. Çarpıntı, nefes darlığı, halsizlik, alt ekstremitede (bacaklarda) ödem oluşumu gibi bulgular açığa çıkaran kalp kapak hastalıklarının tedavisi; kalp kapak replasmanı ya da kalp kapak tamiri uygulamaları ile gerçekleştirilebilmektedir.

Kalp kapak hastalığı bulunan kişilerde ameliyat planlaması oldukça ayrıntılı bir sürece ihtiyaç duymaktadır. Hastanın yaşı, genel sağlık durumu, kalp ve damarlarının genel sağlık durumu, hastanın yaşam tarzı gibi bilgiler değerlendirilmekte ve kalp kapak değişimi ya da kalp kapak tamiri işlemlerinin hangisinin uygulanması gerektiğine karar verilmektedir.